SİYASET

Özgür Özel, Le Fıgaro İçin Yazdı

Yeni parti genel başkanı özgür özel, fransız le fıgaro gazetesi için kaleme aldığı yazıda, Türkiye'deki demokrasi tartışmalarını gündeme taşıdı...

Özel, demokratik kurumların ve siyasi rekabetin giderek aşındığını savundu; Türkiye'yi "21'inci yüzyılın incelikli otoriterliğinin nasıl işlediğini gösteren bir örnek" olarak değerlendirdi...

Yeni parti lideri Özgür Özel, fransız le fıgaro gazetesi için kaleme aldığı yazıda Türkiye'deki demokrasi tartışmalarına dikkati çekti. Demokratik kurumların ve siyasi rekabetin aşındığını savundu.

Özel "Türkiye, 21'inci yüzyılın giderek daha karmaşık ve incelikli hale gelen otoriterliğinin nasıl işlediğini gösteren önemli bir örnektir" ifadesini kullandı.

Özgür Özel'in yazısının ana başlığı demokratik kurumlardı.

Demokrasilerin zaman içinde adım adım aşındığını ifade eden Yeni parti genel başkanı, "seçimlerin yapılmaya, mahkemelerin açık kalmaya, Parlamentoların çalışmaya, muhalefet partilerinin de varlığını sürdürmeye devam edebileceğine" işaret etti. 
Siyasi rekabet koşullarının zaman içinde iktidar lehine değişebileceğine değindi.

Özel, son 20 yılda Türkiye'deki siyasi gücün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın etrafında toplandığını savundu.

Yargı bağımsızlığının zayıfladığını, medya üzerindeki hükümet etkisinin arttığını, gösterilerin kısıtlandığını ve muhalefetin yönettiği belediyelerin baskı altına alındığını iddia etti.

Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mart 2025'te tutuklanmasını da örnek gösterdi.

İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından sosyal medya ve mesajlaşma platformlarına erişimin 42 saat boyunca yavaşlatıldığını ifade etti.

Gazetecilerin, öğrencilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve siyasetçilerin sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiğini, protestoların engellendiğini, gazetecilerin gözaltına alındığını ve televizyon kanallarına cezalar verildiğini ileri sürdü.

Peki, Özel'e göre Türkiye'de seçimlerin yapılıyor olması tek başına yeterli mi?

Yeni parti lideri, seçimlere yüksek katılımın halkın demokrasiye inandığını gösterdiğini söyledi.

ve asıl sorunun, sandıkta ortaya çıkan tercihlerin siyasi iktidara dönüşmesine izin verilip, verilmediği olduğunu savundu.

Özgür Özel'in bir başka başlığı muhalefet belediyeleriydi.

30'dan fazla muhalefet belediye başkanının tutuklandığını ya da görevden uzaklaştırıldığını hatırlattı.

Belediyelerin adli, idari ve mali baskılarla karşı karşıya kaldığını ileri sürdü.

imamoğlu'nun muhalefetin en güçlü cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıktığı bir dönemde tutuklandığını belirtti.

Yazıdaki en dikkati çeken ifade ise "kontrollü muhalefet" tanımı oldu.

Özel, iktidarın rakiplerini sandıkta yenmekle yetinmeyip kimin kendisine rakip olabileceğine karar vermeye başlamasını "asıl tehlike" olarak nitelendirdi.

Böyle bir sistemin amacının "kontrollü bir muhalefet yaratmak" olduğunu savundu.

Özgür Özel, yazının son bölümünde ise batılı ülkelere seslendi.

Avrupa'nın bir yandan stratejik çıkarlarını gözetirken diğer yandan Türkiye'deki demokrasi tartışmalarına sırtını dönmemesi gerektiğini ifade etti.