Trump, Nidal Hasan'ın Halka Açık İnfazını Onayladı
Amerikan Başkanı Trump, bu kez hem idam tartışması, hem de Nobel Barış Ödülü üzerinden yine gündemde... Trump, 2009'daki Fort Hood saldırısının failinin halka açık şekilde idam edilmesini onayladığını açıkladı. Nobel Barış Ödülü'nün kendisine verilmesi gerektiğini bir kez daha öne süren Trump, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yönelik yaptırımları da destekliyor...
Amerikan Başkanı Donald Trump, 2009'da Fort Hood Üssü'nde 13 kişiyi öldüren Nidal Hasan'ın halka açık şekilde kurşuna dizilerek infaz edilmesini onayladığını açıkladı.
Savunma Bakanı Pete Hegseth'in gündeme getirdiği planı destekleyen Trump, Hasan'ın nasıl öleceğini önemsemediğini, yeter ki idamın gerçekleşmesini istediğini söyledi.
Ülkede son halka açık infaz 1936 yılında yapılmıştı.
Trump'ın bir diğer gündemi ise Nobel Barış Ödülü oldu...
Ödülün Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'a verilmesini eleştiren Trump, 8 savaşı sona erdirdiğini öne sürerek ödülü kendisinin hak ettiğini iddia etti.
Nobel Komitesi ise Pillay'ı uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki çalışmaları nedeniyle ödüle layık gördü...
Ödülün ardından Washington ile Uluslararası Ceza Mahkemesi arasındaki gerilim de tırmandı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mahkemenin Amerikalılar üzerinde yetkisi olmadığını savunarak UCM'ye yaptırım uygulandığını duyurdu.
Rubio, mahkemenin faaliyetlerini sürdürmesi halinde ABD'nin baskıyı artıracağını söyledi.
ABD'nin kararına 8 ülkenin dışişleri bakanından ortak tepki geldi...
Ülkelerin arasında UCM'nin kurucu sözleşmesi Roma Statüsü'ne taraf olan İngiltere, Kanada, Danimarka, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya ve Hollanda vardı...
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de yaptırımları kınayarak kararın uluslararası ceza adaletine ciddi darbe vurduğunu belirtti.
Savunma Bakanı Pete Hegseth'in gündeme getirdiği planı destekleyen Trump, Hasan'ın nasıl öleceğini önemsemediğini, yeter ki idamın gerçekleşmesini istediğini söyledi.
Ülkede son halka açık infaz 1936 yılında yapılmıştı.
Trump'ın bir diğer gündemi ise Nobel Barış Ödülü oldu...
Ödülün Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'a verilmesini eleştiren Trump, 8 savaşı sona erdirdiğini öne sürerek ödülü kendisinin hak ettiğini iddia etti.
Nobel Komitesi ise Pillay'ı uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki çalışmaları nedeniyle ödüle layık gördü...
Ödülün ardından Washington ile Uluslararası Ceza Mahkemesi arasındaki gerilim de tırmandı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mahkemenin Amerikalılar üzerinde yetkisi olmadığını savunarak UCM'ye yaptırım uygulandığını duyurdu.
Rubio, mahkemenin faaliyetlerini sürdürmesi halinde ABD'nin baskıyı artıracağını söyledi.
ABD'nin kararına 8 ülkenin dışişleri bakanından ortak tepki geldi...
Ülkelerin arasında UCM'nin kurucu sözleşmesi Roma Statüsü'ne taraf olan İngiltere, Kanada, Danimarka, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya ve Hollanda vardı...
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de yaptırımları kınayarak kararın uluslararası ceza adaletine ciddi darbe vurduğunu belirtti.