DÜNYA

Avrupa Parlamentosu’ndan Sert Eleştiriler

Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'ye ilişkin hazırladığı son rapor taslağı, yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Taslakta hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklar konularında sert eleştiriler yer aldı. Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye'deki gelişmelere karşı sessiz kaldığı yönündeki değerlendirmeler de dikkati çekti.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu’nun son taslağı yayımlandı.

Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan taslakta; hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, temel haklar ve demokratik süreçlere ilişkin kaygılar ön plana çıktı.

Metinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen tutuklulukları devam eden isimler ile çeşitli siyasi ve hukuki davalar da gündeme taşındı...

Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna ilişkin değerlendirmeler dikkat çekti. 

“İstanbul'un demokratik olarak seçilmiş belediye başkanı İmamoğlu; 19 Mart 2025'ten beri uydurma suçlamalarla, siyasi baskının izlerini taşıyan ve bireysel sorumluluk ilkesi gibi ceza hukukunun temel ilkelerini açıkça ihlal eden bir şekilde cezaevinde 
bulunmaktadır. Bu durum, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ana muhalefet adayını siyasi olarak saf dışı bırakma girişimi olarak değerlendirilmektedir” sözleri kullanıldı.

Gazeteciler ve avukatlar hakkında yürütülen çeşitli soruşturma ve davalar da ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı bağlamında ele alındı.

Raporun en tartışmalı bölümlerinden biri ise Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yer alan ifadeler oldu. 

"Gürlek'in yakın zamanda Adalet Bakanı olarak atanmasından dolayı dehşete düşülmektedir. Bu durum, Gürlek'in kariyeri boyunca siyasi gündemi takip eden siyasi bir aktör olduğunu göstermektedir” denildi.

Rapordaki ifadeler Ankara’nın tepkisini çekti. 

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk yargısının herhangi bir dış baskı veya yönlendirmeyi kabul etmeyeceğini belirterek görevlerini hukuk çerçevesinde sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. 

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise Avrupa Parlamentosu’nun son yıllarda hazırladığı Türkiye raporlarının objektiflikten uzak olduğunu savunarak, söz konusu metinlerin siyasi amaçlarla hazırlandığını öne sürdü.

Rapor yalnızca Türkiye’ye değil, Avrupa Birliği’ne de eleştirel mesajlar içeriyor.

Parlamento, Türkiye’de hukuk devleti ilkelerinin aşınmasına ilişkin süreçlerde AB kurumlarının ve birçok üye ülkenin yeterince güçlü tepki göstermediğini savundu.