TEKNOLOJİ

Türk Hava Kuvvetleri Yeni Nesil Eğitim Uçağı HÜRKUŞ'a Kavuştu

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, 2027 yılında Türk Hava Kuvvetlerinde HÜRKUŞ filolarını görüleceğini belirterek, "2028 yılı sonuna kadar da 55 uçağın tamamını Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz." dedi.

İlk HÜRKUŞ-II uçaklarının kabul faaliyeti için TUSAŞ'ın Kahramankazan tesislerinde "HÜRKUŞ İlk Teslimat Töreni" gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün yanı sıra TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran ve diğer savunma sanayisi yetkilileri katıldı.

Törende konuşan Haluk Görgün, Türk havacılığı için tarihi bir gün yaşandığını belirterek, yeni nesil HÜRKUŞ uçaklarının ilk ikisinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini bildirdi.

Türkiye'nin ilk kez kendi insanlı uçağını kendi pilotuna emanet ettiğini vurgulayan Görgün, Vecihi Hürkuş'un adını taşıyan uçağın teslimat öncesindeki son test uçuşunu yaklaşık iki hafta önce Hava Kuvvetleri Komutanı ile gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Görgün, uçağın uçuş performansındaki gelişimi bizzat gördüğünü ifade ederek, "Ortaya konulan işe bakarak büyük bir güvenle söylüyorum, kendi sınıfında dünyanın en iyisini yaptık. Mühendislik zanaatını, tasarım sanatıyla buluşturduk." ifadelerini kullandı.

HÜRJET ve KAAN'a geçişi kolaylaştıracak mimari

HÜRKUŞ'un kokpit ve aviyonik mimarisinin HÜRJET ve KAAN gibi diğer yerli hava platformlarıyla bütünlük içinde tasarlandığına dikkati çeken Görgün, pilotların söz konusu platformlara geçtiklerinde tamamen yabancı bir mimari yerine, alıştıkları sistemlerin gelişmiş versiyonlarını göreceklerini belirtti.

Projeye başlandığında görev alan mühendislerin yaş ortalamasının 28 olduğunu hatırlatan Görgün, şöyle devam etti:

"Bu genç ekip HÜRKUŞ'la birlikte Türkiye'nin insanlı hava platformları için önemli bir mühendislik birikimi oluşturdu. HÜRKUŞ'ta kazandığımız tasarım, geliştirme, test ve entegrasyon tecrübesini HÜRJET ve KAAN'a taşıyoruz. Yani HÜRKUŞ projesi bize yalnızca bir uçak kazandırmadı, daha büyük hedeflerin altından kalkabilecek bir mühendislik kabiliyeti de kazandırdı. Bir uçağı tasarlamak ve üretmek kadar, ortaya koyduğunuz tasarımın emniyetini ve performansını kendi kabiliyetlerinizle doğrulayabilmek de önemli. HÜRKUŞ'un geliştirme sürecinde yer, laboratuvar ve sistem entegrasyon çalışmaları kapsamında yaklaşık 23 bin saatlik test faaliyeti gerçekleştirdik. Bu sürecin sonunda, 9 Eylül'de HÜRKUŞ'umuza uluslararası standartlarda askeri tip sertifikasyon verdik. Böylece tasarlayan ve üreten olmanın yanında, kendi uçağını test eden ve sertifikalandıran bir yetkinliğe ulaştık."

"Uluslararası pazarda benzersiz bir seçenek"

HÜRKUŞ'un temel eğitim kabiliyetlerinin yanı sıra hafif taarruz ve yakın hava desteği görevlerini de icra edebilen çok yönlü bir platform olduğuna işaret eden Görgün, bu durumun uçağı uluslararası pazarda benzersiz bir seçenek haline getirdiğini vurguladı.

Görgün, dünyanın farklı coğrafyalarından pek çok ülkenin uçakla ilgilendiğini bildirerek, "Temel eğitim uçağı pazarında, yüzlerce uçağı kapsayan bir ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Kendi ihtiyacımızı karşılarken, dünya pazarında da ana oyunculardan birisi olacağımızı şimdiden söyleyebiliriz. Savunmamız için taşıdığı değerin yanında, ticari bakımdan da sürdürülebilir bir projeye imza attık. Çok yakında HÜRKUŞ'un ihracat haberlerini sizlerle paylaşmaya başlayacağımızı şimdiden söyleyebiliriz." dedi.