Washıngton-havana Hattında Gerilim Yükseliyor
Washington - Havana hattında tansiyon yeniden yükseliyor... Trump yönetiminin Küba çıkışı, yeni kriz tartışmalarını beraberinde getirirken; Havana'dan sert açıklama geldi... ABD'nin yaptırım hamleleri bölgeyi yeniden geriyor; Moskova ise Küba'ya destek açıklamaları yapıyor...
Washington ile Havana hattında tansiyon yeniden yükseliyor...
Amerikan Başkanı Donald Trump’ın Küba çıkışı, 2 ülke arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı.
Trump, Küba’nın çöken ekonomi ve ağır yaşam koşullarıyla ayakta kalamadığını savundu.
"Yiyecek yok, elektrik yok" diyen Trump, ambargo ile yaşamını güçleştirdiği Kübalılara "insani yardım" iddialı mesaj verdi.
Ancak Washington’un açıklamaları Havana'da tepkiyle karşılandı.
Küba yönetimi, Washington'un yardım söylemini baskı politikalarının parçası olarak değerlendirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Küba’nın Amerikan yardımını kabul ettiğini öne sürdü.
Ancak Rubio, yardımların Küba ordusunun kontrolüne geçmesine izin vermeyeceklerini de söyledi.
Açıklamalar bununla da sınırlı kalmadı...
Rubio, Küba'yı "terör destekçisi" iddiasıyla suçlamayı sürdürdü, ülkenin ABD için güvenlik tehdidi oluşturduğunu da savundu.
Havana yönetimi suçlamalara çok sert yanıt verdi.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla , Washington’un askeri müdahale zemini hazırlamak için yalan söylediğini ifade etti.
Parrilla, ABD’nin uzun yıllardır uyguladığı ambargo ve yaptırımlar ile Küba halkını ekonomik çıkmaza sürüklediğini söyledi.
Yakıt ambargoları ve baskı politikalarının ülkeyi hedef aldığını bildirdi. Krize Moskova da dahil oldu...
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Washington'un Küba'ya yönelik baskılarını "diz çöktürme girişimi" olarak niteledi.
Rusya, Karayipler’e gönderilen Amerikan askeri varlığının gerilimi artırdığına dikkati çekti.
Moskova, Washington ve Havana’ya müzakere çağrısı yaptı.
Amerikan Başkanı Donald Trump’ın Küba çıkışı, 2 ülke arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı.
Trump, Küba’nın çöken ekonomi ve ağır yaşam koşullarıyla ayakta kalamadığını savundu.
"Yiyecek yok, elektrik yok" diyen Trump, ambargo ile yaşamını güçleştirdiği Kübalılara "insani yardım" iddialı mesaj verdi.
Ancak Washington’un açıklamaları Havana'da tepkiyle karşılandı.
Küba yönetimi, Washington'un yardım söylemini baskı politikalarının parçası olarak değerlendirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Küba’nın Amerikan yardımını kabul ettiğini öne sürdü.
Ancak Rubio, yardımların Küba ordusunun kontrolüne geçmesine izin vermeyeceklerini de söyledi.
Açıklamalar bununla da sınırlı kalmadı...
Rubio, Küba'yı "terör destekçisi" iddiasıyla suçlamayı sürdürdü, ülkenin ABD için güvenlik tehdidi oluşturduğunu da savundu.
Havana yönetimi suçlamalara çok sert yanıt verdi.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla , Washington’un askeri müdahale zemini hazırlamak için yalan söylediğini ifade etti.
Parrilla, ABD’nin uzun yıllardır uyguladığı ambargo ve yaptırımlar ile Küba halkını ekonomik çıkmaza sürüklediğini söyledi.
Yakıt ambargoları ve baskı politikalarının ülkeyi hedef aldığını bildirdi. Krize Moskova da dahil oldu...
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Washington'un Küba'ya yönelik baskılarını "diz çöktürme girişimi" olarak niteledi.
Rusya, Karayipler’e gönderilen Amerikan askeri varlığının gerilimi artırdığına dikkati çekti.
Moskova, Washington ve Havana’ya müzakere çağrısı yaptı.