ABD İran Arasında Müzakere Belirsizliği
Tahran yönetimi, şartları kabul edilene kadar Hürmüz'ün açılmayacağını bildirdi... İran ayrıca, Amerikan ve İsrail saldırılarında denizde yaşanan kirlilik nedeniyle tazminat talep etti... Görev süreleri sürekli olarak uzatılan Amerikan uçak gemisindeki askerlerin ise ciddi ruh sağlığı problemleri yaşadığı önü sürüldü...
Tahran yönetiminin "60 günlük yeni ateşkes anlaşması" iddiasını yalanlamasının ardından müzakerelere ilişkin belirsizlik sürüyor...
Pakistan ve Katar başta olmak üzere arabulucu ülkelerin dolaylı diplomasi trafiği devam ederken Hürmüz merkezli gerilim büyüyor...
İran'dan, Amerikan Başkanı Trump'ın "Hürmüz'de tam kontrol bizde" açıklamasına yanıt geldi.
Basra Körfezi Su Yolu Yönetim Kurumu'ndan yapılan açıklamada, Amerikalı yetkililerin açıklamalarının gerçeği değiştirmediği belirtildi.
Açıklamada, "Hürmüz Boğazı halen kapalı ve İran'ın şartları kabul edilene kadar yeniden açılmayacak." ifadesi kullanıldı.
Tahran yönetimi ayrıca Amerikan ve İsrail saldırılarında denizde yaşanan kirlilik nedeniyle tazminat talep etti...
Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, Basra Körfezi, Umman Denizi ve İran kıyılarındaki kirliliğin trilyonlarca dolarlık zarara yol açtığını iddia etti...
İran'ın bölgedeki en uzun kıyı şeridine sahip ülke olduğunu belirten Bekayi, çevresel tahribata kayıtsız kalamayacaklarını belirtti...
İran ordusundan ise gözdağı niteliğinde bir açıklama geldi.
Ordunun elindeki füze ve insansız hava aracı kapasitesinin yüzde 75'ten fazlasının hazır durumda olduğu ve halen kullanılmadığı belirtildi.
Füze ve İHA üretiminin kesintisiz şekilde devam ettiği kaydedildi.
Ordunun güçlü olmasının diplomasi masasında da İran'ın elini güçlendirdiği ifade edildi.
Amerikan ordusunda ise bölgede görev yapan askerlerin psikolojik sorunlarının arttığı iddia edildi.
İran'a yönelik saldırılar ve deniz ablukasında kullanılan uçak gemisi Abraham Lincoln'de askerlerin görev sürelerinin sürekli olarak uzatılması krize neden oldu...
250 gündür karaya ayak basmayan 5 bin deniz piyadesi arasında intihar girişimlerinin çoğaldığı ileri sürüldü.
Amerikan Donanması yetkilileri de uzun süreli görevlerin askerler ve aileleri üzerinde ağır baskı oluşturduğunun farkında olduklarını kabul etti.
Ancak intihar girişimlerinde artış olmadığı savunuldu.
Bazı Amerikan Kongre üyeleri iddiları, Senato gündemine taşıdı...
Pakistan ve Katar başta olmak üzere arabulucu ülkelerin dolaylı diplomasi trafiği devam ederken Hürmüz merkezli gerilim büyüyor...
İran'dan, Amerikan Başkanı Trump'ın "Hürmüz'de tam kontrol bizde" açıklamasına yanıt geldi.
Basra Körfezi Su Yolu Yönetim Kurumu'ndan yapılan açıklamada, Amerikalı yetkililerin açıklamalarının gerçeği değiştirmediği belirtildi.
Açıklamada, "Hürmüz Boğazı halen kapalı ve İran'ın şartları kabul edilene kadar yeniden açılmayacak." ifadesi kullanıldı.
Tahran yönetimi ayrıca Amerikan ve İsrail saldırılarında denizde yaşanan kirlilik nedeniyle tazminat talep etti...
Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, Basra Körfezi, Umman Denizi ve İran kıyılarındaki kirliliğin trilyonlarca dolarlık zarara yol açtığını iddia etti...
İran'ın bölgedeki en uzun kıyı şeridine sahip ülke olduğunu belirten Bekayi, çevresel tahribata kayıtsız kalamayacaklarını belirtti...
İran ordusundan ise gözdağı niteliğinde bir açıklama geldi.
Ordunun elindeki füze ve insansız hava aracı kapasitesinin yüzde 75'ten fazlasının hazır durumda olduğu ve halen kullanılmadığı belirtildi.
Füze ve İHA üretiminin kesintisiz şekilde devam ettiği kaydedildi.
Ordunun güçlü olmasının diplomasi masasında da İran'ın elini güçlendirdiği ifade edildi.
Amerikan ordusunda ise bölgede görev yapan askerlerin psikolojik sorunlarının arttığı iddia edildi.
İran'a yönelik saldırılar ve deniz ablukasında kullanılan uçak gemisi Abraham Lincoln'de askerlerin görev sürelerinin sürekli olarak uzatılması krize neden oldu...
250 gündür karaya ayak basmayan 5 bin deniz piyadesi arasında intihar girişimlerinin çoğaldığı ileri sürüldü.
Amerikan Donanması yetkilileri de uzun süreli görevlerin askerler ve aileleri üzerinde ağır baskı oluşturduğunun farkında olduklarını kabul etti.
Ancak intihar girişimlerinde artış olmadığı savunuldu.
Bazı Amerikan Kongre üyeleri iddiları, Senato gündemine taşıdı...